MAİL: Oyuncueposta@gmail.com - FACEBOOK: 724 Oyuncu - TWİTTER: Yokuz anam. Harikalar Tic. teması. Blogger tarafından desteklenmektedir.

12 Ocak 2012 Perşembe

TEKNOLOJİ GERÇEKTEN DÜNYAYI KÜÇÜLTÜYOR




Oyun sektörü habercileri piyasada gerçek haber olmayınca ya dedikoduya, ya donanım haberlerine başvururlar. Çok büyük olaymış, sanki çıkar çıkmaz alıp Full HD LCD'lerimize yapıştırdığımız konsollar, yeni donanıma açmış gibi, “Sony'nin yeni dümeni siz geçerken götünüzü pandikleyecek” diye haber yaparlar. Yada elektrik faturası bekaretimizi bozmasın diye kara kış ortasında sobayı 2-3 saat hesaplayıp açmıyormuşuz gibi "NVidia'nın yeni amiral gemisi bu kış evlerimizi cayır cayır yakacak" falan yazarlar bilirsiniz. Onlar da bilir zerre kadar umrumuzda olmadığını, biz de biliriz onu yazan genç adamın bir tane de kendisine satın alacağı zaman fiyat/performans araştırması yapacağını ve "cayır cayır" model yerine, 1-1.5 yıl önce piyasaya çıkmış, ama 2 sene daha iyi kötü iş kotaracak, orta seviyenin üstü bir malzemeyi satın alacağını.

Ya da fazla eski kafalıyım. Eskiden herkes bunu bilir böyle düşünürdü. Günümüzde işler değişiyor. Hele Türkiye'de yapılan, kusura bakmayın ama tek kelimeyle "andavallık". Zenginliğini göstermek için üstünde 2 Iphone 2 Blackberry taşıyan adam gördüm ben. Sırf şekil sağlam olsun diye babasının 1 aylık maaşı tutarında cep telefonu taksidine giren lise öğrencisi gördüm. Şimdi bazılarınız bana "servet düşmanı" yada "fakir komünist piç" diyecektir. Tamam, siz yine deyin de ben başka bişey söylemek istiyorum. Bakın arkadaşlar almayın demiyorum, birşeye çok heves etmişseniz, ihtiyacınız varsa alın. Ama 15 günde bir 100-200 lira fark ödeyip, illa son çıkan modele sahip olmalıyım diyen adamlardan olmayın, inanın siz şekil yapıyorum sanıp "Yeni aldım o yüzden daha tuşlarına filan alışamadım" dediğinizde insanlar gülüyolar. Yada beni arayıp diyosunuz ya "bu tablet Starı göstermiyo moruk" ben gülerim ama başkası küfreder size. Tekrar altını çiziyorum, herkes Lada Samara arabaya binsin, havalandırmasından Stalingrad'ın soğuk rüzgarları, kaloriferinden Havana meltemi essin demiyorum.
Andavallık yapmayın diyorum.

Nerden esti propoganda yapmak genç? diye soracaksınız şimdi. yine burda paylaşacak kadar ilgimi çekecek bir haber arıyodum internette. İlginç bişey yoktu, bende "Cayır Cuyur'ların, Amirallerin, Mareşallerin" arasına daldım ve şöyle bir başlığa rastladım "X360'ı imal eden işçiler intihar edecek mi?" Bu ne lan dedim kendi kendime. Bu ne ola ki?

Şimdi haberin başrolündeki esas oğlanı tanıyalım: Foxconn diye bi firma var. Tayvan Merkezli galiba. Ama bütün uzakdoğu ülkelerinde fabrikaları var. Hong Kong, Tayvan, Hindistan, özellikle de Çin. Neden Japonya'da yok derseniz, Japonya'da bir işçi çalıştırmak isteyenin ödemesi gereken minimum saat ücreti 6 dolar. Peki Çin? Emniyet kemerlerinizi bağlayın, koltuklarınızı ve masalarınızı dik duruma getirin:
Saat başı 0.5 dolar. Sanırım herşeyi açıklıyor.

Amerikan filmlerindeki yakışıklı CIA ajanlarının yancıları vardır ya, hani bilgisayarda sürekli araştırma yapan, gizi bilgilere ulaşan, bi an onlar gibi hissettim kendimi. Çünkü Foxconn'la ilgili haberleri didikledikçe, ortaya hep daha karanlık meseleler çıkıyordu.

Mayıs 2010:

Foxconn'un Longua fabrikasında, Apple'ın Ipodları üretilir. İşte bu fabrikada çalışan işçiler tarafından gerçekleşen intihar teşebbüslerinin sayısı 30u bulunca basının ilgisini çekiyor. Ve "Foxconn İntiharı" deyimi kapitalizm literatürüne giriyor." Nedir Foxconn intiharı:
İşçileri saati yarım dolar ücretle, günde 14-15 saat molasız çalıştırın. Yapılan işin doğası gereği bunları kapalı ve dar ortamda çalıştırırsanız, bunalıma gireceklerdir. O yüzden örneğin montaj hattı gibi yanyana çalışılan iş alanlarında bu işçilerin kafayı sıyırmaması için birbirleriyle sosyal etkileşim içinde ve ferah ortamlarda çalıştırmak zorundasınız. Foxconn'da bu teori elde patlamış: Longua tesisinde tam 400bin kişi çalışıyor ve devasa ortak bir alanda yanyana iş yapıyorlar. Sanırım fabrika arazi ucuz olsun diye insanların yerleşim bölgelerine bayağı uzak yere kurulmuş, yada amaç işgücünü efektif kullanmak, bir sebeple işçiler mesai bitince yatakhanelere geçip uyuyor. Eşinden ailesinden uzakta bir nevi askerlik gibi. Yalnız askerlik arkadaşlığını bilirsiniz, beraber yaşanılan zorluklardan dolayı, o kadar sağlam dostluklar kurulur ki ömür boyu unutulmaz. Foxconndaki "askerler" aylar boyu beraber çalışıp yaşadıkları arkadaşların adını bile bilmiyorlarmış. Böyle bir iş yükü işte.
İşte bu psikolojiye dayanamayıp sonunda fabrikanın yedinci katından kendini atmaya başlamış adamlar. Bizim Foxconn'cular olaya açıklama getirmiş, nasıl mı? Yere yapışan cesetlerde bıçak darbeleri var, bunlar kavgada bıçaklanıp cesetleri çatıdan atıldı, yani intihar değil cinayet demişler. Sonra binanın 3. katına İNTİHAR AĞLARI takmışlar. Böylece çatıdan atlayanlar ağlara takılacak, ağın aşağısındaki katlardan atlayanlar da zaten ölmeyecek.
Hem atlasalar bile 400.000 kişiin çalıştığı fabrikada 40 intihar olağan bir rakamdır. Sonra bizimiler kötülükleri def etmesi için bir din görevlisinin yardımına başvurma kararı almış. Din adamının edeceği dualar ve eğer varsa diğer bazı yöntemler ertesinde, Foxconn başındaki bu  uğursuzluğu atmayı hedeflemiş.

Aferin size, Cesur yeni Dünya'nın yazarı Huxley bile epsilon eksilerini çalıştırırken bunu akıl edememişti.

Haziran 2010:

Foxconn yönetimi aldığı kararla gelecek dönemlerdeki işe alımlarına "intihar etmeyeceğim" yazılı sözleşme şartı eklemeye karar vermiş. Yönetici Terry Gou'nun açıklaması özetle şu:
Şirketimizin işçi çalıştırma politikaları doğrudur. İntiharların büyük olasılıkla çalışanlarımızın kişisel hayatlarındaki sorunlarından kaynaklanıyor. Bu yolda yeni bir uygulama başlatarak, sorunları olan çalışanlarımıza psikolojik destek vereceğiz. Yine de olaylardan duyduğum üzüntüyü anlatamam, en kısa süre içerisinde herşeyi kontrol altına alacağız.

Foxconn tarafından hayata geçirilmesi düşünülen diğer başlıca önlem ve yenilikler ise şöyle:
Maaşlara %20 zam yapılacak.
Shenzhen başta olmak üzere, istihdam sayısının çok bulunduğu bazı üretim tesislerinde işgücünün bir bölümü Çin'in batı bölgelerine kaydırılacak.
Bundan amaçlanan hem tesislerdeki doluluğu azaltmak hem de işçilerin ailelerine daha yakın olmaları.
7/24 hizmet verecek bir telefon danışma hattı üzerinden olası sorunlara anında çözüm üretilmeye çalışılacak.
Çalışanlar 50 kişi altı gruplara ayırılarak özel hayat için gereken izolasyonu sağlanacak

Tabi bayram değil seyran değil nerden esti bu cömertlik be paşam? Diye düşünüyor insan. Onu da söyliyim. Sanmayın intihar vakaları sonrası Foxconn'un İK departmanı şapkayı önüne koyup biz yanlış yapıyoruz dedi. Sadece haber dünya basınında ilgi çekince bugüne kadar gerçekleri bile bile durmaksızın sipariş veren büyük abilerin imajı sarsıldı o kadar. Eee modern dünyadaki, işsizlik sigortalı, sosyal yardımlı, medeniyet görmüş beyaz adamlar, dünyanın uzak köşelerinde, o biyografisini kutsal kitap yaptıkları Steve Jobs'un elma logolarına cila çeken işçilerin kendini çatıdan attığını öğrenince bi durup düşündüler tabi.

Apple konuyla ilgili yaptığı açıklamada fabrikaların etrafına güvenlik ağları yerleştireceklerini söyleyerek, fabrikalardaki çalışma şartlarının düzgün olması ve çalışanlara saygılı davranılması konusunda kararlı olduklarının altını çizdi. Yine Apple, HP ve Dell firmalarının ardından; Sony ve Nokia gibi Foxconn'un diğer önemli müşterileri de çalışma koşullarından endişe duyduklarına dair açıklamalarda bulundular.

Sözleşmeye dönelim:

İntihar maddesinin sebebi ise kuvvetle muhtemel Foxconn'un ölen işçinin ailesine tazminat ödemekten 'kurtulmak' istemesi. Şöyle ki, Foxconn çalışanlarından birisi tarafından denildiğine göre şirket intihar eden kişilerin ailelerine 100 bin yuan yani yaklaşık 23bin TL ödeme yapıyormuş.
Bu rakamı Foxconn'da çalışan vasıfsız bir işçinin 10 yıllık ücretine karşılık geliyor.

Ve gerçeklere dönelim

Velhasıl, tüm bu olumsuz şartlara karşın, Foxconn'da çalışmak isteyenlerin sayısında ise azalma bir yana her an daha da artış olduğu söylenenler arasında. Öyle ki, Foxconn çalışanı olabilmek için halihazırda tam 8,000 kişi kapıda bekliyormuş. İşsizlik budur beyler. Memleket bir göldür siz de balık. Şirketler de balıkçılar. Oltaya yemi takıp atarlar. Biz de kancalara saldırırız.




Ağustos 2010

Foxconn bu sefer daha yakınlarda çıktı karşıma, Tekirdağ, Çorlu. Hani şu rakısıyla ünlü yer var ya, meğer biz görmeyeli silikon vadisi olmuş.
HP'nin bilgisayarlarını üreteceklermiş. hani o ucuzluğuyla dikkat çeken modelleri. Bir de Made in Turkey etiketi yapıştırarak. Siyasetçiler dururmu, gurur duymuşlar bu olayla daha fabrika açılmadan. Sormamışlar kendilerine Tekirdağlı vatandaş Delhi'deki ile bir mi? Quangzou daki
ile bir mi? Made in China yazılı ürünler gibi Made in Turkey ürünler görmek bizi gururlandırır mı, utandırır mı? Düşünmemişler. Asgari ücret yüksek diye Tacikistan'a fabrika açmayan Foxconn neden gelir Türkiye'ye. Avrupa'ya yakınlığından tabi. Ucuz işgücü için gelecek hali yok ya adamların. 3.Dünya ülkesi miyiz biz. Bakın Türkiye'nin İnternetten sorumlu ulaştırma bakanı, (ya, neyse...) fabrikanın kurdelesini keserken ne demiş konuşmasında:

Türkiye'yi bölge ülkelerine teknoloji ihraç eden önemli bir merkez haline getirmek öncelikli hedeflerimizde biridir. HP marka masaüstü bilgisayarlar üretmek üzere Foxconn tarafından yapılan yatırımın da bu yolda önemli bir adım olduğuna inanıyorum.İlk etapta aylık 200.000 adet masaüstü bilgisayar üretim kapasitesine sahip olacak ve tam kapasite ile çalıştığında 60 milyon dolarlık yatırıma ulaşacak olan fabrika ile birlikte, 1,500 vatandaşımız da yeni bir işe sahip oluyor. Bu yılın son çeyreği itibarı ile 6 üretim bandının da işler hale gelmesi ertesinde fabrikanın yıllık masaüstü bilgisayar üretiminin 2,4 milyon adete erişmesi ve yıllık ihracat hacminin de 1.5 milyar Türk Lirasını bulması öngörülüyor. Nihai hedef, ülkemizi Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'ya masaüstü bilgisayarlar ihraç eden bir merkez üssü olma konumuna taşıyabilmek. (Biri Avrupa'nın Çin'i mi dedi? Bence biri desin artık)

1-2 ay sonra çalışanlara aldıkları ücret ve koşullar soruluyor. Verilen cevaptaki ücret bizi şaşırmıyor tabi. Asgari.. Ee askerliğe de asgari ücret yakışır tabi. Ama çalışma koşulları ile ilgili bir örnek veriyorlar ki, bu kadarı askerlikte bile reva görülmez. Haberin altında gördüğüm, orada çalıştığını söyleyen bir okuyucunun yorumunu yazıyorum:
-Orada o koşullarda çalışanlara 4000,5000 lira maaş verilse az. Koşullar her yerden üç kuruş para kırpmak adına tasarlanmış, çay molasında verilen çayın yanına şeker bile verilmiyor..
Başka yorum yok.

Ağustos 2011

Dünyanın en büyük OEM üreticilerinden Foxconn, yüksek maliyet giderlerinden tasarruf etmek yolunda işçileri çıkartıp yerlerini robotlarla dolduracak. Toplam istihdamı 1,2 milyon olan Foxconn'da halihazırda 10.000 adet de robot kullanılıyor. Gelecek yıl 300.000'e çıkacak olan bu robotlar, yukarıda da belirttiğimiz gibi 3 yıl içinde de 1 milyona erişecek. Robotlar parçaları biraraya getirme, boyama, kaynak yapma vb. gibi işlerde kullanılacak.

Bakalım robotlar ne kadar dayanacak, sonuçta hiçbirinin zorlu şartlara katlanıp ekmek götürmekle sorumlu olduklar aileleri yok.

Gelelim Son Habere: Ocak 2012

Ne budist rahiplerin 'kötü ruhlardan kurtulma' ayinleri, ne intihar etmeme şartıyla işe alınan işçiler ne de makinalar ile derdine çözüm bulamayan Foxconn, önümüzdeki günlerde 'toplu intihar' eylemine sahne olabilir. Çin'in Wuhan şehrindeki 300 işçi (Microsoft XBOX 360 imal edilen fabrika) zam istemişler, verilmemiş. Şirket bunlara demiş ki, sizin gibi yüzlercesi kapıda bekliyor. Çalışmayacaksanız basın istifayı alın tazminatınızı gidin. İşçilerin bi kısmı düşünmüş taşınmış,iyi ya demişler. dünyayı versen çekilmez bu çile, ver tazminatımızı gidelim o zaman. Fakat 1 hafta geçmiş, 1 ay geçmiş, tazminatlar yatmıyor.En sonunda bombayı patlatmış bizim Foxconn'cular. Tazminat falan ödenmeyecek. Yarınızdan fazlası istifa etti lan! Çok para bu. Yalan oldu o iş.
Öyle mi? Öyle mi? İçerde çalışanlar artık çıldırmış ve şu açıklamayı yapmış:
"Ya çıkanlar tazminat, çalışanlar zam alıcak, ya da biz hepimiz bu çatıdan atlıyoruz. Bakalım ağlarınız kaç işçiyi taşıyacak güçte. bi test edelim."
Sonuç mu? Belediye başkanı araya girmiş, sabredin ben konuşucam patronunuzla demiş. İntihar engellenmiş.

Sonuç:

Gökten bi Playstation, bi, İpod, bi de Laptop düşmüş. İsteyen istediğini alabilir. Eğer düşenler intihar ağlarına takılmazsa..

Not: Bu yazı yerli yabancı internet haber sitelerinden derlendi. Yalan haber varsa, birini kızdırırsa, sayfanın altında mail adresimiz var. Yazın bize. Bu yazıyı düzeltip altına cevabınızı da yazmazsam adam değilim. Hatta lütfen yazın. Doğru değil deyin. Bunlar yalan olsun da, ben yalancı olmaya dünden razıyım

Hiç yorum yok: